İşte o zaman hayvanların neden boynuzlu oluduğunu anladım : belki hayatlarına katamadıkları anlaşılmazlıkları bu boynuzlar içinde barındırıyorlardı, çılgın ve ısrarcı huysuzluklarını, ruhsuz, yararsız inatlarını. Varlıklarının sınırlarını aşan bir saplantı olmuştu, başlarının boyunu açmış ve birden ,ışığı görünce hissedilebilir ve katı bir kütleye dönüşmüştü. Sonra çılgın, inanılmaz ve önceden kestirilemeyen bir biçim almıştı. Bu kütle, girintili çıkıntılı olmuştu, gözleriyle göremiyorlardı onu, ama telaşlanıyorlardı: tehdidi altında yaşamak zorunda kaldıkları bilinmeyen bir markaydı o. Bu hayvanların neden mantıksızca ve çılgınca bir korkuya, paniğe kapıldıklarını anladım: deliye dönüyorlar, birbirine girmiş bu boynuzlardan kurtulamıyorlar ve başlarını eğip bu boynuz cangılının arasından bir kaçış yolu bulmak istercesine kederle ve vahşi gözlerle bakıyorlardı.

Bruno Schulz 14.01.2013
Yorum Yaz
Güvenlik kodu
Yorumlar

Bu söze henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Diğer Bruno Schulz Sözleri