Yorum Yaz
Yorumlar
Bu söze henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Diğer Ebu Hanife Sözleri
- Mümin, allahü teâlâdan korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmaz. Şiddetli bir hastalığa yakalanır veya feci bir kaza veya belaya uğrarsa, gizli veya açık; “ya rabbi, bana bu belayı neden verdin?” diye şikayetçi olmaz. Tersine hastalığa, belaya ve kazaya rağmen allahü teâlâyı anar ve şükreder.
- İnsan, her şeye şifa veren tek varlığın allahü teâlâ olduğuna inanır; bununla beraber derdine deva olması için ilaç kullanır. Çünkü ilaç bir sebeptir. Şifasını verecek olan ise allahü teâlâdır.
- Allahü teâlâ bize, insanların mümin olanlarını sevmemizi, onlara karşı saygı beslememizi ve asla kırıcı olmamamızı, kalblerinde ne sakladıklarını bilemiyeceğimizi, hareketlerimizi buna göre ayarlamamızı emretmiştir.
- Bir kimse fıkıh bilmez, fıkhın kıymetini ve fıkıh âlimlerinin değerini bilmezse, böyle âlimlerle oturmak [kitaplarını okumak, fıkıh öğrenmek] kendisine ağır gelir.
- Allahü teâlâ, kendisine şükür ismini vermiştir. Çünkü allahü teâlâ, iyiliği ödüllendirir. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.
- Din ilminde konuşan kimse, allahü teâlânın kendisine: benim dinimde sen nasıl fetva verdin, nasıl söz söyledin? sualini sormayacağını zannediyorsa, kendisine ve dinine gevşeklik etmiş olur.
- Eshab-ı kiramdan bize gelen, bildirilen her şeyin başımızın üstünde yeri vardır.
- Bilmediklerimi ayaklarımın altına alsaydım başım göğe değerdi.
- Dinin alışveriş kısmını bilmeyen, haram lokmadan kurtulamaz ve ibadetlerin sevabını bulamaz. Zahmetleri boşa gider ve azaba yakalanır ve çok pişman olur.
- Bir kimsenin ilmi, kendisini allahü teâlânın yasaklarından men etmiyorsa, o kimse büyük tehlikededir.