Söz Arama



Açığa vurmak: Gizli, saklı bir şeyi herkese duyurmak, ortaya çıkarmak."Yıllardır içinde sakladığı sırrı mahkemede açığa vurdu."

Yorum Yaz

Yorumunuz (*)

Resimdeki kodu giriniz

IP Adresiniz: 54.87.61.215

Yorum Yok

Bu söze ilk yorumu siz yazın.

Bu Kategorideki Diğer Sözler

Ayakta kalmak: 1. Bir zorluk karşısında yıkılmamak, çökmemek. 2. Oturacak yer bulamamak."Gemi öyle kalabalıktı ki hepimiz ayakta kaldık."
Ayak takımı: İşe yaramaz, bilgisiz, görgüsüz, kaba, serseri, değersiz kimselerin bütünü."Mahallemizde ayak takımı gittikçe çoğalıyor."
Ayak diremek: Bir şeyde ısrar etmek, karşı koymak, kendi kararından vazgeçmemek."Ayak diremeseydi çoktan evini yıkmış olacaklardı."
Ayaklar altına almak: Önem verilmesi gereken şeyleri hiçe saymak, çiğnemek."Babasının onun için verdiği emekleri ayaklar altına alarak o serseriliği s...
Ayılıp bayılmak: 1. Sinir krizi geçirmek, bunalıma düşmek. 2. Birini kendinden geçercesine sevmek, beğenmek."Her kan görüşünde ayılıp bayılıyor."
Aza çoğa bakmamak: Eline geçenle yetinmek, tok gözlü olmak.
Ayak altında kalmak: 1. Hor görülüp aşağılanmak, değer verilmemek. 2. İnsanların sık gelip geçtiği yerde, kalabalık içinde kalmak."Seyyar satıcıların ...
Azizlik etmek: Şaka ile takılmak, muziplik etmek, şaka ile aldatmak."Osman azizlik etmeye bayılır."
Ayak uydurmak: 1. Adımlarını başkasınınkine uydurmak. 2. Kendi gidiş ve davranışını başkasınınkine benzetmek."Bu bozuk topluma ayak uydurmak zorunda d...
Ayıkla pirincin taşını: Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır."Durup dururken adama olmadık sözle...